UEFA Europa League etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
UEFA Europa League etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Aralık 2009 Pazar

Fenerbahçe Kurasına Lille Yorumu

Lille'in web sayfasında Fransa'nın milliyetçiliğini bulmak aslında şaşırtmadı beni. İngilizce bilse dahi konuşmayı sevmeyen bir memleketin takımının sitesi de doğal olarak sadece Fransızca. Bizim kıçı kırık fenerbahce.org'umuz bile Türkçe hariç 3 alternatif dil seçeneğiyle yayın yapıyor.
Kuralar çekildikten sonra adetimdir rakip takımın sayfasına girip Fenerbahçe ile ne yorum yaptıklarını görmek. İşte Lille'li futbolcuların ve teknik direktörleri Rudi Garcia'nın yorumları:

Rudi Garcia: "Fenerbahçe Türkiye Liginin üst sıralarında yer alan bir ekip. Bu küçümsenecek bir durum değil. Türkiye'deki taraftarların etkisini ve bunu kırmanın zor olduğunun bilincindeyiz. Bizim için değişik bir karşılaşma olacak. Turu geçme şansımız var ve bunun için elimizden gelen herşeyi yapacağız. İlk maçı evimizde oynayacağımız için bir avantajımız söz konusu. Bu turdan sonra Liverpool ile karşılaşabilme ihtimalimiz bizim için ekstra bir motivasyon sağlayacaktır."


Florent Balmont: "Zorlu bir kura çektik. Türkiye'de büyük bir tirbüne karşı oynamak gerektiğini biliyoruz. Karşımızda iyi bir takım olduğunu ve her iki takımın da bir sonraki tur için hesaplar yaptıklarını biliyoruz. İlk maçı evimizde oynayacağız. Gol yemeden bitirerek deplasmandaki maç için avantaj sağlamak peşinde olacağız. Evimizde oynayacağımız maçta 1-0'lık bir galibiyet bizim için tatmin edici olabilir. Bunlar yaşanması güzel tecrübeler. Herkes kuranın bizim için aldığı şekilden son derece memnun gözüküyor. Bizim adımıza güzel bir mücadele olacaktır."


Rio Mavuba: "Kura çekimini hep beraber takip ettik. Çıkan sonuçtan (u)mutluyuz. Fenerbahçe gibi iyi bir ekiple eşleştiğimiz iyi bir kura oldu. Deplasman maçının hararetli geçeceği kesin. Böyle bir deneyim tecrübemizi arttıracak ve kendimizi denememizi sağlayacaktır. Turu atlarsak Liverpool ile eşleşecek olmamız bize esktra bir motivasyon sağlayabilir. Şu an biliyoruz ki bu tur zorlu geçecek. Bordeaux'da oynarken Türkiye'de hiç maç yapmadım. Anelka'nın birkaç yıl önce Fenerbahçe'de oynadığını biliyorum. Böyle iyi ve tehlikeli ekibi elersek övünmek hakkımız olacaktır."


Pierre-Emerick Aubameyang: "UEFA Avrupa Ligi'nde yolumuza devam ettiğimiz için mutluyuz. Önümüzdeki bu iki mücadele zor olacak. Özellikle de Türkiye'de oynayacağımız deplasman. Bu maçların Avrupa kupalarında uzun yıllardır mücadele eden ekiplere karşı iyi birer sınav olabileceğinin bilincindeyiz ve iyi bir deneyim olacağını düşünüyoruz."


Aurélien Chedjou: "Türkiye'de hararetli bir ambiyans olacağı aşikar. Türkiye liginde yeniden parlamak isteyen ve kariyerinin sonlarına gelmiş oyuncular top koşturmakta. Özellikle Roberto Carlos'u düşünüyorum. Bu sebepten çok iyi bir takımla karşılaşacağımızın bilincine varmalıyız. Bu her şekilde oynaması muhteşem bir karşılaşma olacaktır ve takım olarak tur biletini almak için sahaya çıkacağız. Kağıt üstünde Türklerin bize oranla tecrübesi daha fazla. Bu yüzden kendi oyunumuza odaklanıp maksimum düzeyde mücadele etmeliyiz. Liverpool mu? Önce bu tura konantre olalıyız, aksini yaparsak bir hata olur."


Mickael Landreau: "Ortada Avrupa kupalarına alışık çok iyi bir ekibi çektiğimiz bir kura var. Türkiye'de oynayacağımız maç son derece hareketli ve güzel bir ambiyansa sahne olacağa benziyor. Daha önce Galatasaray'a karşı oynadığımda da inanılmaz bir atmosfer vardı tribünlerde. Türk ekibi favori olarak gösterilse de bizim de şansımız yok değil. Liverppol'dan önce Fenerbahçe'yi düşünmemiz ve konsantre olmamız gerekiyor."


Pierre-Alain Frau: "'04-'05 sezonunda Lyon formasıyla Fenerbahçe'ye karşı Şampiyonlar Liginde mücadele etmiştim. Deplasmanda inanılmaz bir atmosfer olduğunu vurgulamam gerekiyor. O maça dair güzel anılarım var. Zira o maçı 3-1 kazanmıştık. Güzel fakat zorlu bir kura oldu diyebilirim. Açıkçası kolay bir kura da yoktu zaten. Elimizden gelenei yaparak turu geçmeye çalışacağız. Turu geçersek Liverpool ile karşılaşma olasılığımız var. Bir çok oyuncunun rüyası bu olabilir ancak önce Fenerbahçe'yi düşünmeliyiz."

Özet olarak Lille takımının oyuncuları ve Rudi Garcia daha çok Şükrü Saraçoğlu'ndaki maçın atmosferine dikkat çekmişler. Demeçlerden de anlaşıldığı üzere akılları Liverpool ile eşleşme olasılığında. Ancak hesaba katmadıkları dişli bir Unirea takımı var düşüşte olan ve zor günler geçiren Liverpool'un karşısında. Lille'in Liverpool maçını düşünmeleri Fenerbahçe'nin avantajı olarak ortaya çıkabilir. Tabii aynı düşünceye bizimkiler de kapılmazlarsa...

Not: Fransızca'dan çeviren "kadim" dostum Ömer "the Joker" Bilgin'e teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca farkettim ki feysbukta Fransızca bilen çok arkadaşım varmış:)

19 Aralık 2009 Cumartesi

UEFA Avrupa Ligi ve Şampiyonlar Ligi Kuraları Çekildi




Kuralar çekildi, rakipler belli oldu. Lille ve Atletico Madrid. Biri yükselen, son zamanlarda büyük sükse yapan, ligin tozunu dumanına katan bir takım. Diğeri ise düşüşte olan, prestij kaybı yaşayan ve ligin tozu dumanı arasında kaybolmuş bir takım. Bizim takımlarımızın da pek parlak olmadığını, özellikle Fenerbahçe'nin son derece formsuz olduğunu belirtmekte fayda var. Ancak bu maçlar tam 2 ay sonra oynanacak ve hareketli geçeceği muhtemel bir ara transfer dönemi yaşayacağız. Şu anki bütün dengeler bu süreç içerisinde değişebilir. Ama maçların bu hafta oynanacağını varsayarsak Fenerbahçe'nin eleneceğini ve Galatasaray'ın zorlansa da yoluna devam edebileceğini söyleyebilirdik.
Avrupa ligindeki tadından yenmez eşleşmeler ise, Şampiyonlar Liginden elenerek büyük hayal kırıklığı yaratan Liverpool ile bu yılın flaş ekiplerinden Unriea karşılaşması; kendi liginde istediğini bulamayan Villerreal ile Beşiktaş'ın grubundan gelen ve son derece etkili bir hücum hattına sahip olan Wolfsburg eşleşmesi; 90ların iki efsane takımını karşı karşıya getirecek olan Ajax ve Juventus eşleşmeleridir.
Şampiyonlar Ligi kuraları çekildiğinde ise iki erken final ile karşılaştık: Inter - Chelsea ve Milan - Manchester United. Bu iki maç, yeniden Milan'la anlaşan Beckham'ın Old Trafford'a, Inter'in hocası Mourinho'nun da Stamford Bridge'e dönecek olmaları açısından da ayrı birer önem taşıyorlar. Uzun zaman sonra 2. tura 3 ekiple devam eden İtalyanların bu karşılaşmalardan boynu bükük ayrılacaklarını öngörüyorum o ayrı. Fiorentina ise Bayern ile kafa kafaya oynayacak güce sahip. Toni için de nostalji olacak Artemio Franchi'de oynamak. Diğer karşılaşmalarda ise şimdiye kadar Devler Liginde yenilmeyen Bordeaux, 257 milyon €'luk 2. Los Galactios, bu sene de oynadığı tüm kupaların favorisi olan Barça favoriler arasında.

18 Aralık 2009 Cuma

İyi Tatiller Roberto Carlos!



Fenerbahçe - Sheriff: 1-0

Maçtan sonra akılda kalan en önemli olay tabi ki R.Carlos'un Fenerbahçe formasıyla son maçına çıkmış olması. Maçtan önce çeşitli söylentiler ve Daum'un basın toplantılarında verdiği tatmin etmeyen demeçler sonrasında herkes, R.Carlos'un oynayıp oynamayacağını, oynarsa 11de mi olacağını yoksa kulübeden mi geleceğini, kulübeden gelirse de kaç dakika oynayacağını merak ediyordu. Maç kadrosu belli olunca anlaşıldı ki Hooijdonk'un başına gelen Carlos'un da başına gelecekti. Son düdük çaldığında Hooijdonk'tan daha şanslı olan R. Carlos, sadece 2 dakika sahada kalmıştı. Peki bunun nedeni ne? Aziz başkanın ve Aykut Kocaman'ın R. Carlos'u şampiyon olmadan göndermek istemediklerini biliyoruz. Ancak R. Carlos, Fenerbahçe ile şampiyon olduktan sonra Brezilya'ya dönseydi, Brezilya liginin ancak ortasına yetişebilecekti. Ligin başlangıcını kaçırmamak için özel izin alan R. Carlos, Marca'ya verdiği röportajda Real Madrid'te oynamak istediğini belirtince bu özel izni veren başkanın ve Kocaman'ın tepesi doğal olarak attı. Daum'a "küçük" bir uyarı yaparak R. Carlos'un yaptığı etik olmayan davranışı bir şekilde cezalandırdılar böylece. Ama oyuna girdiğinde Semih'ten pazubandını alması ve kaptan olarak uğurlanması hoş oldu.

Maça gelen az sayıdaki taraftarın da büyük çoğunluğunun Carlos'u son kez görmek için stada koşması muhtemel. Maça gelecek olursak, Özer-Topuz değişikliğine anlam veremedim. İlk yarıda topu 1. bölgeden alıp 3. bölgeye taşıyabilen tek oyuncuyu 2. yarıda çıkarırsanız ve yerine bir "ruh" koyarsanız maçın sıkıcılıktan öte bir şeylere dönüşmesi kaçınılmaz olur. Heleki hücum hattınızda her topu ezen ve ayakta dahi duramayacak kadar güçsüz olan Güiza'nız varsa. Sheriff takımının oyuncularının da ekstra beceriksiz olması oyunu dayanılmaz hale getirdi. Sağ açıkta oynayan siyahi oyuncuları Balima, Eminönü'nde saat falan satarken keşfedilmiştir herhalde. Özet olarak bu sıkıcı maçta üzerinde durulacak yagane konu R. Carlos'un vedasıdır.
2.5 yıl boyunca Fenerbahçe'yi dünyaya tanıttığın, gösterdiğin büyük profesyonellik, sol kanattan yaptığın sayısız bindirmelerin, rakip takımların sağ açıklarının yıldız olmasını sağladığın(!) için teşekkürler Roberto Carlos. Ronaldo'yla beraber iyi tatiller!