5 Mart 2010 Cuma

4D mi?!


Henüz bir kaç post önce bahsetmiştim 3D çılgınlığından, Avatar'ın açtığı kapıdan geçen bir dolu filmin geçeceğinden ve hatta Dünya Kupası'nın Premier League'in 3D yayınlanacağından. 3D destekli TV'ler vitrinleri süslerken, HD yayına henüz alışamamış olan bizler şimdi de 4D ile karşı karşıyayız. Nedir bu dördüncü D peki? İlk üçünü biliyorduk; en, boy, derinlik. Sonuncu D'miz ise insanların diğer duyularına hitap edecek şekilde geliştirilmiş. Mesela Lord of the Rings: The Return of the King'de Frodo'nun Gollum'un direktifiyle o pis kokulu tünele girmesini daha iyi hissedebileceğiz. Frodo'nun aldığı o kokuyu birebir bizler de alacağız. Veya Star Wars: Empire Strikes Back'te Luke'un bataklığa saplanan X-Wing'inin sıçrattığı suları üzerimizde hissedeceğiz. Oldukça eğlenceli olacağa benziyor. Bir o kdar da pahalı tabi...
Avatar, yeni teknoloji devi Güney Kore'de 4D olarak gösterime girmiş geçenlerde yeniden. Şimdiye kadar tarihte 4D teknolojisinin kullanıldığı 2. film olarak kayıtlara geçti. İlki Julne Verne'in kemiklerini sızlatan Journey of the Center of the Earth idi. Film, yine Güney Kore'de ve Japonya'da 4D olarak gösterime girmişti. Güney Kore'yi bilmiyorum ama zaten hayatın pahalı olduğu Japonya'da bilet fiyatlarının 8 katına çıkmasını sağlamıştı. Daha önceki post'ta geleceğin de bir gün geleceğini söylemiştim. 4D'yi gözümden kaçırmışım. Gelecek çoktaaaan gelmiş bile. Artık bizleri sinemalarda daha eğlenceli, daha hoş veya pis kokulu ve kesinlikle daha pahalı günler bekliyor olacak. Gerçi düşününce Pandora'yı o şekilde görebil.. pardon hissedebilmek için "parası neyse veririm" derim mutlaka!

1 Mart 2010 Pazartesi

Kant - Ebedi Barış


Selman Hoca'nın ders kitabı olarak söylediği kitap... D&R'da ve bilimum kitapçılarda 'Bütün Eserleri' serisinde 2 eseriyle beraber satılan; tek başına piyasada bulunamayan ve ortalama fiyatı 13 lira olan kitabımızı buradan ücretsiz indirebilirsiniz :) Resimde İngilizce yazdığına bakmayın, tamamen Türkçe'dir!

Not: Linkini verdiğimiz sitemiz küçük bir üyelik işlemi gerektirmektedir. Ancak 'üşenen' arkadaşlar için söylemem gerekir ki yalnızca 1 dakika sürüyor!:)

28 Şubat 2010 Pazar

Ne Olacak Bu Fener'in Hali? #2


1. Deniz Barış'ı sağ açıkta başlatıp her maç Cristian'a tahammül edebilen bu zihniyet,
2. Sezon ortasında takımın takviyeye ihtiyacı olduğunu futboldan anlamayanların bile bas bas bağırdığı halde "Bu kadroyla devam edeceğiz" diyen zihniyet,
3. Anlayamadığım bir şekilde belki de 50.ye aynı pozisyondan gol yediren, sürekli olarak defanstan çıkarken top kaybeden zihniyet,
4. Adele çekmesi yüzünden bu sezon boyunca 12 tane sakat veren bir takımın kondisyonerinin zihniyeti,
5. Her maça "Hep destek Tam destek" sloganıyla çıkan, takımının yanında duracağına and içmiş zihniyet,
6. Saat 3'teki maçta forveti düşüren son adama sarı kart çıkaran; bundan tam 6 saat sonra aynı pozisyona kırmızı kart veren zihniyet...

DEĞİŞİN!!!

23 Şubat 2010 Salı

Ne Olacak Bu Fener'in Hali?


Fenerbahçe - Bursaspor: 2-3
Resim son derece güzel özetliyor aslında bu sorunun cevabını. Orta sahası sadece golden sonraki tepki olarak değil maç içerisinde de gerçekten çökmüş durumda. 1. Daum döneminde ve ardından gelen Zico döneminde tavan yapmış olan Aragones ile düşüşe geçen, rakiplere karşı kondisyon avantajı artık yerlerde sürünüyor fotoğraftaki gibi. Fenerbahçe ortasahası 90 dakikayı kaldıramaz duruma gelmiş. Dikkat ettim de bir pozisyonda Ortasahanın sağında topu tutan Alex herkese haykırıyordu adeta "çıkııın çıkıııın" diye. Tek gelebilen Emre oldu. Ama ondan da son 15-20 dakikayı 3 kişilik oynamasını bekleyemezsiniz. Hele ki Christian tam bir ruh saha içinde. Gol sevincinde en önde koşmasını iyi biliyor ama. Ya da Andre Santos. Oldukça yaratıcı gol sevinçlerinde ama aynı yaratıcılığı saha içerisinde gösteremiyor hatta ters kademeye bile giremiyor. Deniz'den ise bahsetmeme bile gerek yok. Bu adam her zaman böyleydi, daima da böyle olacak. "Sınırlı" maalesef. Football Manager 2010 oynayanlar bilirler, defans oyuncularınıza görev verirken 2 tane temel karakteristik özellik vardır seçebileceğiniz. Biri "Ball Playing Defender" olan topla oynamayı becerebilen, defanstan çıkışlarda topu rahatça kullanabilen, geriden oyun kurabilen, ayağına hakim oyunculara verebileceğiniz bir görevdir. Bir de "Limited Defender" vardır ki oyunda oyuncularınıza bir hakaret olarak da nitelendirebilirsiniz de. Adı üstünde sınırlı yetenekleri olan ve "sadece" defans yapmasını bilen oyuncularınıza vereceğiniz direktiftir. Daum'un "Ball Playing Defender" olarak gördüğü Deniz tam bir "Limited Defender" işte. Hem de öyle böyle değil! Gökhan Gönül'ün de yenilen ilk golde yaptığı saçma driblingi akşam eve gittiğinde izlemiş olduğunu umuyorum.
Son zamanlarda duymadığımız ama Galatasaray'ın 4 yıl şampiyon olduğu zamanlarda sıkça duyduğumuz "Ne olacak bu Fener'in hali?" lafını yeniden duyar gibiyiz biz Fenerbahçeliler. Oynanan son 7 maçta 12 gol görmüş, Fenerbahçe kalesi. Bunun suçunu tamamen yukarda bahsettiğim isimlere yüklemek olmaz. Sadece defans oyuncularında da bulamayız hatayı veya sadece defansif orta sahalarında. Böyle Bir istatistik ile karşılaşıyorsak eğer, bu tüm takımın üstüne alması gereken bir sorumluluktur. Bu takımın içine Daum da Aykut Kocaman da Aziz Yıldırım da dahil.
Son olarak Rıdvan'ın maçtan sonra yaptığı yoruma şiddetle katıldığımı belirtmek istiyorum. Bu takım artık yeni bir yapılanma içine girmelidir ve bütün yüreksiz, koşmayı görev edinmemiş, "Limited" oyuncuları gönderip yerlerine yere sağlam basan, görevden kaçmayan, ruhu olan transferler yapılmalıdır. Artık Tuncay'ı geri mi çağırırlar ya da Emre'yi klonlayıp çoğaltırlar mı bilemiyorum...

17 Şubat 2010 Çarşamba

Ne Demişler? #5


"Beni coğrafi bir bölge ile tanıtamazsınız. Ancak bir duygu ile tanıtabilirsiniz. Avrupa eşi benzeri olmayan bir düşünce."

Lillian Thuram, "Irkçılık ve Yabancı Düşmanlığına Karşı Savaş" konusunuda Avrupa Konseyi'nde konuşma yaparken...

All-Star'a Yıldız Yağmuru


Kaliforniya Valisi Termina... pardon! Arnold Schwarzenegger, ailesiyle beraber All-Star maçı için Dallas'taydı.


Usher'ın verdiği mini konser oldukça etkileyiciydi.


Maç öncesi showunda en çok alkış alan isim Shakira, "She Wolf" şarkısının klibini yeniden çekti sanki.


Maç öncesinde konser veren isimlerden biri de Alicia Keys'di. Bu sefer piyanosunu ayakta çalmadı.


All-Star tribünlerinin olmazsa olmazı Puff Diddy.


Jay Z ve gözlükleri!


Jaime Foxx yakın arkadaşı eski Dallas Cowboys oyuncusu Emmitt Smith ile organizasynou takip edenler arasındaydı.


Başarılı aktris Eliza Dushku Rick Fox ve Shaquille O'Neal'la beraber. Dushku'nun parmak uçları üzerinde durmasına dikkat!


Pazar gecesi Dallas'a Rap yıldızları yağmış anlaşılan! Mary J. Blige...


Ünlü Rap yıldızları Ludacris ve Common, maç öncesinde kırmızı halıda Dominique Wilkins ve Magic Johnson ile birlikte poz verirken...


Fanatik bir New YOrk Knicks taraftarı olan çılgın yönetmen Spike Lee, All-Star karşılaşmasında takımının oyuncusu David Lee'yi yalnız bırakmamış anlaşılan...


Komedyen Chris Tucker, Houston Rockets'ın maskotu "Clutch" ile beraber...